preview

HC

Satisfactory Essays
“Hayvan Çiftliği” 1984 ile birlikte George Orwell’ın en tanınmış eserlerinden biridir. Bu romanı seçme sebebim ise popüler kültürde sık sık adının geçmesi ve bu romanı okumanın kültürel birikimime büyük katkıda bulunacağını düşünmemdir. Daha önceden Orwell’ın “1984” romanını okumuş olmanın da getirdiği katkıyla bu kitapta karar kıldım. “Hayvan Çiftliği” George Orwell tarafından yazılmış, 1945’te ise yayınlanmıştır. 1954’te Milli Eğitim Basımevi’nin İstanbul’da bastırdığı kitabın çevirmeni Halide Edip Adıvar’dır. “Hayvan Çiftliği” yazıldığı dönemdeki siyasi olayları eleştiren kara mizah tarzında bir fabldır. Gerçek adı Eric Arthur Blair olan İngiliz yazar George Orwell 25 Haziran 1903’te doğmuştur. Prestijli bir okul olan Eton Koleji’nden mezun olmuş ardından dönemin İngiliz sömürgesi olan Burma’da polis teşkilatında bir süreliğine görev yapmıştır. Bu görevi sırasında şahit olduğu acımasız uygulamalar onu emperyalizme karşı kin tutmaya yönlendirmiştir. Owell’ın hayatını değiştiren ve onu “Hayvan Çiftliğini” yazmaya iten olay ise İspanya’da, Mussolini ve Hitler’in desteğini arkasına alarak bir darbe girişiminde bulunan Fraco’ya karşı savaşacak gönüllü birliklere katılması olur. Gönüllü birliklere katılmasına rağmen askeri tecrübeden yoksunluğu ve zayıf bünyesi nedeniyle çarpışmalara katılmaktan şüphe etmiştir ancak İspanya’ya gidişi ona ileride kendisine büyük bir ün getirecek bir roman olan Hayvan Çiftliği’ni” yazmak için gerekli olan düşünce ve ilhamı vermiştir. George Orwell İspanya’da gördükleri karşında çok etkilenir. İspanya’ya yeni bir düzen gelmiş: fuhuş ortadan kalkmış, sınıf belirten kelimeler artık kullanılmamaya başlanmış, bahşiş bırakmak yasaklanmış ve hatta piyasada bulunan pek çok mal ihtiyacı olanlara ücrets... ... middle of paper ... ...vluya yayıldı” (Orwell, 47). Genel olarak dilinin eski olması kitaba biraz eski bir hava katsa da; kitabın akıcı, gerçekçi ve doğal olması ile birleştiğinde kitabın klasik yönünü ortaya çıkarmıştır. “Hayvan Çiftliği” pek okumadığım bir türde yazılmış olmasına karşın beni hayal kırıklığına uğratmayan bir romandı. Romanı okumadan önce dönem ve o dönemdeki önemli kişilerin bilinmesi, benim için romanın kilidini açan anahtardı. Özellikle sonunda hayvanların ve insanların arasında hiç fark kalmaması her ne kadar tahmin edilebilir olsa da beni şaşırtmıştı çünkü romanda hayvanların yeniden ayaklanıp yeni bir demokrasi kurmasını bekliyordum. Kitabı okumanın kültürel birikimime büyük bir katkısı oldu. Dünya genelinde bir klasik sayılan ve dizilerden müziklere kadar pek çok farklı alanda adı geçen bu kitapla geç de olsa tanışmış olmam bana farklı bir bakış açısı kazandırdı.
Get Access